Bilgi Çağında Politika ve İnsan

21.yüzyıl yeniliklerini, 'hayatın içinde' algısıyla insanlığın yaşam fonksiyonu haline getirmede süratle ilerliyor. 

Tarihin perdelerini aralayıp mali değer arz eden nesnelerin değişim ve devinim sürecini göz önünde bulundurarak yapılması mümkün birkaç çıkarımla, bu yüzyılda mali değer arz eden yepyeni birtakım kavramların ortaya çıktığı/çıkacağı sonucuna kolaylıkla ulaşabiliriz. Artık ev, arsa, para veya bildiğiniz değerli olan ne varsa yerini bilgi, yazılım ve algoritmaya devredebilir. Demokratik sistem ve finansal sistem başına ne geldiğinin ya da ne geleceğinin farkında mı? Yapay zekanın yükselişi ve blok zincir devriminin her iki sisteme de başlı başına çığır açtıracak cinsten külfetli yenilikler getireceği kuşkusuz. Finansal sistemin yüzünü, bugünlerde çoğumuzun adını yeni yeni duyduğu blok zincir ağları ve bitcoin gibi deneme sürümü paraların oldukça tanınmaz hale getireceği de hiç kuşkusuz en zorlanacağımız gerçek risk. Çünkü pek az insanın anladığı ve öğrenebileceği bir sistemi barındırıyor bu değişiklik. Peki devletler bu değişikliklere nasıl reaksiyon verecek? Nasıl olacak da yerli ve milli sanayisini, kurum ve kuruluşunu bir algoritmanın kölesi olmaktan kurtarabilecek? Vergilendirme neye göre yapılacak? Belki de en büyük mali değere sahip olacak bilgi temeline dayalı bir vergi düzeni kurulacak ve 'bilgi'nin vergisi alınacak. Tüm bunların gelişmesi yaşantımızı kolaylaştırdığı kadar gözümüzü de korkutmakta. 21.yüzyılda yükselen yepyeni bir ideoloji var ki; adına her ne denirse densin, şimdilik "dataizm" olarak adlandırmakla yetindiğim, yapay zekayı insanlığın hizmetinden çıkarıp insanlığın yöneticisi haline getirebilecek kadar gözünü karartmış bir formatta. Bu nedenle korku salıyor içimize. Fakat kontrol edilebilir bir yanı ya da bizi yakıtı yapmadan, apayrı bir düzene hizmet edebilecek bir yanı yok mu sorusuna cevaplar üretmek insanlığın kendini kurtarma yolundaki temel aciliyeti halini aldı. Endüstri 4.0 ile birlikte gelecek olan akıllı fabrikalar, akıllı robotlar ve şu an elimizde tuttuğumuz akıllı telefonlar insanlığın menfaatini koruyan bir ortak akıl mı yoksa "bilgi"yi elinde güç ve silah olarak kullanabileceklerin kurguladığı bir akıl mı? 

Endüstri 4.0, kimi ilgilendiriyor bu diye soruyor olabilirsiniz, adından da anlaşıldığı üzere sadece sanayiyi demek isterdim ama değil. Sosyoloji, politika, savunma, enerji, ekonomi, insan kaynağı, jeopolitik ve ötesi. Bunlar ne kadar bağımsız bir yazılım ve bilgi işlem sistemiyle entegre edilip donatılırsa politikamız ve zihinlerimiz de o derece bağımsız olur. Yerli ve milli yazılımlar, yerli ve milli olanı tabanlamalı, geliştirmeli ve himaye etmeli.

Selametler diliyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
metin
metin - 1 yıl Önce

cok haklisiniz hocam

Tacettin Deniz
Tacettin Deniz - 1 yıl Önce

Eğitim,eğitim yine de eğitim...

banner18