Cumhurbaşkanı Erdoğan 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Kızılcahamam'da gerçekleştirilen 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nda konuştu

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Cumhur İttifakı'nı basit bir seçim ittifakı olarak görenler de yanılıyor. Cumhur İttifakı, milli ve yerli duruş sahiplerinin ülkenin meseleleri karşısında gösterdikleri dayanışmanın adıdır." dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Kızılcahamam Eliz Hotel'de düzenlenen AK Parti 27. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılış konuşmasında, Osmanlı'nın son dönemlerinde ve cumhuriyetin Gazi Mustafa Kemal'in idaresindeki ilk yıllarında çok isabetli bir tercihle Türkiye'nin kendi sanayisini ve savunma alt yapısını oluşturma konusunda önemli adımlar attığını söyledi.

Kendi uçağını, silahını, tankını, topunu, trenini, gemisini, tarım aletlerini fabrikalarını kurma iradesini ortaya koyan bu dönemi ve tüm yöneticilerini tazimle, hürmetle yad ettiğini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sonra tek parti CHP'si tutmuş bu fabrikaları hepsinin kapısına kilit vurmuş, savunma sanayi teşebbüslerini adeta birer birer boğmuştur. Nuri Demirağ'ın uçak ve tren fabrikası, Nuri Killigil'in silah fabrikası gibi daha ince teşebbüslerin önü tek parti CHP tarafından kesilmiştir. Bay Kemal, biraz şöyle hiç olmazsa tarihi oku, oradan bir şeyler edin. Kim bu ülkede ne kazandırdı, ne verdi? Ülkemizi yardım programları aracılığıyla Amerika'ya mahkum hale getiren bu zihniyetin yol açtığı yıkımın etkileri bizim dönemimize kadar maalesef sürmüştür.

Başbakan olarak 2004 yılında acil olanlar dışındaki tüm hazır alımları iptal etmemiş, yerli üretimin kapılarını eğer açmasaydık son 5 yılda yaşadıklarımızın ardından bugün ne halde olacağımızı tahayyül dahi edemezdik."

Erdoğan, IMF'ye borcu 2013'te sıfırladıklarını ve Türkiye'yi bu sıkıntıdan kurtardıklarını vurgulayarak, "Bugün tıpkı 1994 ve 2001 gibi bir büyük ekonomik enkazın karşısında duruyor olacaktık, o mantıkla hareket etseydik. Son yaşanan hadiseler Türkiye'yi belki bir parça sarsmıştır ama asla yıkamamıştır. Çünkü bugünkü Türkiye ne 1994'ün Türkiyesi'dir, ne 2001'in Türkiyesi'dir. İhracatımız geçen ay itibariyle yıllık 165 milyar doları geçti. Göreve geldiğimizde neydi ihracatımız? 36 milyar dolar. 36 milyar dolardan nereye geldik? 165 milyar dolara geldik. Daha da artacak." dedi.

-"Milletimiz geleceğine umutla bakıyor"

Turizmde tarihin en başarılı sezonunun geride bırakıldığının altını çizen Erdoğan, "Hamdolsun 40 milyon turisti ülkemizde ağırlıyoruz. Belki daha da artacak." diye konuştu.

Bunların Türkiye'nin dünyada ne denli cazip hale geldiğini gösterdiğini belirten Erdoğan, "Uluslararası yatırımcıların ülkemize olan ilgileri kendi anamuhalefetimiz başta olmak üzere aleyhimizdeki çevrilen tüm fırıldaklara rağmen devam ediyor. Çok önemli görüşmeler, temaslar var. Yakında inşallah bunların müjdelerini milletimizle paylaşacağız." ifadelerini kullandı.

Kredi imkanlarının daralması sebebiyle sıkıntı yaşamalarına rağmen sanayicinin, tüccarın, esnafın çarklarını döndürmeye devam ettiğini belirten Erdoğan, her sektörün önünü açmak için çeşitli programlar hazırladıklarına işaret etti.

Yakında onları da hayata geçireceklerini bildiren Erdoğan, "Milletimiz geleceğine umutla bakıyor. Çünkü yaşananların geçici bir türbülans olduğunu çok iyi biliyor ve iktidarına güveniyor, kabinesine güveniyor." değerlendirmesinde bulundu.

Böyle dönemlerde ülkelerin ve toplumların paradan çok morale ihtiyacı olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu gerçeğe rağmen pek çok özel sektör kuruluşunun dahi başvurduğu basit bir yöntemi, Türkiye'nin bu yolla Amerika'ya teslim olduğu iftirasına götürmek açık söylüyorum iş bilmezlik değilse, ihanettir. Ana muhalefet bu tavrıyla ülkemize yönelik ekonomik saldıralara destek vermekte, bu çevrelerin değirmenlerine su taşımaktadır. Tabii her bozuk saat gibi bu zatın da arada bir doğru söylediği yok değil. Onlar da oluyor. Mesela bu zat grup konuşmasında Gazi Mustafa Kemal'in 1922'deki Meclis toplantısındaki şu sözüne atıfta bulunuyor. Orada diyor ki Gazi, 'Balkan muharebesini müteakip vicdani kafası zayıf olanlar, bu milletin artık hayat ve necat bulamayacağına kani olmak zannı batılında bulunmuş oldular.' İşte CHP'nin ekonomik kriz bahanesiyle bugün yaptığı işin adı da bu değil mi? Bu. Peki Türkiye Balkan Savaşı'nı niye kaybetti biliyor musunuz? Bugün de CHP'nin temsilcisi olduğu siyaset anlayışı yüzünden kaybetti. Evet 'Edirne'ye Enver gireceğine, Bulgar girsin' diyebilecek kadar izanını kaybeden muhalefet anlayışının bugünkü temsilcisi CHP ve artık onun yoldaşı haline gelen HDP'dir. Tablo bu."

-"Sayın Bahçeli'ye huzurlarınızda tekrar teşekkür ediyorum"

Erdoğan, buna karşılık ülkesine ve milletine karşı sorumluluklarının farkında olan partilerin siyasi yelpazedeki farklılıkları bir kenara bırakarak, milli konularda birlikte hareket etmeyi başardıklarına dikkati çekerek, şunları söyledi:

"Ben bu vesileyle sayın Bahçeli'ye de huzurlarınızda tekrar teşekkür ediyorum. Çünkü milli olma, yerli olma şuurunu yakalamak tabii her yiğidin karı değil. Bay Kemal'in de zaten böyle bir derdi yok. Cumhur İttifakı işte bunun en güzel örneğidir. Cumhur İttifakı'nı basit bir seçim ittifakı olarak görenler de yanılıyor. Cumhur İttifakı milli ve yerli duruş sahiplerinin ülkenin meseleleri karşısında gösterdikleri dayanışmanın adıdır. Türkiye'de yerlilik ve millilik konusunda onur, gurur ve haysiyet konusunda en son söz söyleyebilecek olanlar, hiç değilse ağızlarına alıp bu kavramları da kirletmesinler. Milletimiz kimin yerli ve milli olduğunu, kimin proje ürünü olarak bulunduğu koltuğa oturtulduğunu, yenilgi üstüne yenilgi almasına rağmen de orada tutulmaya devam edildiğini çok iyi biliyor. 'Rabb'im bizi siyasi hırsları uğruna ülkesinin aleyhindeki cephelerin gönüllü askerliğine soyunanların şerrinden muhafaza eylesin.' diyorum."

-"Bizim siyasetimiz hizmet siyasetidir"

Milletin kendilerine güvendiği, inandığı, sandıkta yetki verdiği sürece tüm güç ve imkanlarıyla ülkeye hizmet etmeyi sürdüreceklerini ifade eden Erdoğan, "Bizim siyasetimiz bildiğiniz gibi hizmet siyasetidir. Hizmet siyasetimizi en iyi gösterebildiğimiz alanların başında ise mahalli idareler, yani belediyeler geliyor." dedi.

AK Parti'nin belediyelerdeki başarılarıyla milletin gönül kapılarını açmış kadrolar tarafından kurulduğunu belirten Erdoğan, bugün de siyasetteki ve bürokrasideki kritik kadroları ile belediyelerde görev alan kadrolar arasında yoğun bir geçişkenlik olduğunu söyledi.

Kimi zaman belediyelerde başarılı olanlara Mecliste, kabinede, parti yönetiminde ve bürokraside vazife verdiklerini, bazen de buralardakileri belediyelerde görevlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Önümüzdeki seçimlerde de bu süreç devam edecektir. Son dönemde yaşadığımız hadiseler sebebiyle Mart 2019 seçimlerinin önemi çok daha artmıştır. 24 Haziran'da Cumhurbaşkanlığı görevini bize tevdi eden, Mecliste partimizi birinci sıraya çıkartan milletimizden mahalli idareler seçimlerinde de benzer bir desteği almamız gerekiyor. Bunu başardığımızda Türkiye'ye önümüzdeki 4, 5 yılda gerçekten çok verimli, çok kıymetli hizmetler getirme imkanına kavuşacağız."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER