banner14

‘Reşitlik Yaşının 20 Olması’ önerisi gündeme geldi

Çocuğa yönelik cinsel istismarın son yıllarda artması üzerine ve cinsel istismarın önlenmesi için Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı İstanbul’daki Özel Bir Eğitim Kurumunda ‘İstismara Karşı Önlemler Paneli’ Programı düzenlendi.

‘Reşitlik Yaşının 20 Olması’ önerisi gündeme geldi

Panel Katılımcısı Analiz Uzmanı ve Siyasi Danışman Taner Akkuş, günümüz toplumunda özellikle 13-17 yaş arasındaki kız çocuklarımıza yönelik cinsel istismarın büyük artış gösterdiğini ifade etti.

Panelde Akkuş, “Toplumun her kesiminde kız çocuklarımıza karşı yapılan istismar onların fiziksel, zihinsel, duygusal gelişimine zarar vermekte ve hayatlarında onarılması zor, kalıcı etkiler bırakmaktadır.’’ dedi. Erken yaşta evliliği önleyebilmek için de, “reşitlik olma yaşının da 18’den 20’ye yükseltilmesi önerisi”ni getirdi.

‘Veriler Çok Ürkütücü’

Akkuş, Adalet Bakanlığı verilerine göre her ay ortalama 600 kız çocuğu, ‘cinsel istismar vakası’ ile adli tıp kurumuna gönderiliyor diyen Akkuş sözlerini şöyle sürdürdü: ‘‘Son 10 yılda çocuk istismarının yüzde 700 arttığı ve adliyede görülen her 4 tecavüz davası mağdurlarından birisinin de kuz çocuğu olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız!’’ dedi.

Reşitlik Yaşı 20 Olsun’

Özelliklede, “Reşitlik yaşı sınırı olan 17 ile 17 buçuk arasındaki çocuklarımıza yönelik, reşitliğe giriyor diyerek ve sözde kemik olgunluğunu gerekçe göstererek evliliğe yada ilişkiye zorlanmaktadır” diyen Akkuş, henüz reşit olmamış ama kemik yaşı sözde reşitliğe ulaşmıştır algısı ile istismara kapı aralanmaktadır. Bu nedenle reşit olma yaşının 20’ye yükseltilmesi, olası riskleri minimum seviyeye düşüreceğini söyledi.

‘Aile İçinde Alınacak Tedbirler’

Akkuş, ‘‘Özellikle boşanmış ailelerin ebeveynlerinin kendi aralarında üstünlük sağlayabilmek için çocuklarının her istediğini yapmaları veya onların özgür yaşamalarına izin vermeleri, telafisi zor hatalara yol açmaktadır. Özelliklede süslü sözler ve boş vaatlerle çocuklarımızı ikna ederek ve onlara sözde hediyeler alarak ikna ediyorlar. Bu bağlamda “Aileler de kendi içindeki yaşantılarına göre uygun bir yöntem belirleyerek kız çocuklarını izleyebilir, denetleyebilir ve olası risklere karşı müdahale edebilir.’’ vurgusunu yaptı.

“Kız çocuklarımızın gerek cep telefonu gerek sosyal medya kullanımı esnasında kendilerine yönelik istismar içerikli girişimleri önlemek adına, sürdürülebilir takip ile onları gözlem altında tutmalıyız.” diyen Akkuş: ‘‘Olası risk teşkil edecek herhangi bir durumda, 155 Polis İmdat ile en yakın güvenlik birimlerine başvurulmalıdır.’’ diyerek Paneldeki sözlerini noktaladı.

‘Çocuklarımızın Özel Hayatına Müdahale Ediyorum Endişesini Asla Taşımayalım.’

Panel’in diğer Katılımcısı olan Eğitim Yöneticisi Bera Zeyneb Türkmen de, ‘‘Henüz reşit olmamış çocukların özel hayatı diye bir şey yoktur. Onların öncelikle eğitimini tamamlaması ve hayata tutunabilmek için meslek sahibi olmaları sağlanmalıdır. Bu süreçte arkadaşlık ilişkileri arasındaki yakınlıklar, telefon rehberindeki tanınmayan numaralar, sosyal medya hesaplarındaki mesajlar, hayatın olağan akışına uygun olmayacak hal ve tavırlar gözlemlenmeli, takip ve kontrol edilmelidir.’’ vurgusunda bulundu.

Türkmen: ‘‘Kız çocuklarının ebeveynleri hiç şüphesiz onları ahlaki değerleri göz önünde bulundurarak en iyi şekilde yetiştiriyor. Lakin söz konusu istismarcıların kendi içinde barındırdığı sapık düşünceleri göz önünde bulundurup ve çocuklarımızın da hayata dair deneyimsiz oluşlarını hiçbir zaman unutmayıp, koruyucu önlemler ile dışarıdan gelebilecek her türlü tehditlere karşı tedbirli olmalıyız.’’ diyerek Paneldeki sözlerini tamamladı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17

banner15