Adalet Bakanı Akın Gürlek, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kemer’de Hazine taşınmazlarının usulsüz şekilde devredildiği iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma hakkında açıklamalarda bulundu.
Parti ayrımı yok: Kamu malı milletin ortak hakkı
Gürlek’in açıklamasında herhangi bir siyasi parti ayrımı yapılmazken, kamu görevinde bulunan herkes için hukukun aynı şekilde uygulanacağı mesajı öne çıktı.
Yerel yönetimlerin milyarlarca liralık bütçeleri, belediye taşınmazları, ihaleler ve diğer kamu kaynaklarını yönettiği dikkate alındığında, açıklama belediyelerde görev yapan seçilmiş ve atanmış kamu görevlileri açısından da önemli bir ilke ortaya koyuyor.
Bakan Gürlek, “Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır” diyerek kamu görevini kişisel çıkar amacıyla kullanan veya kamu malları üzerinden haksız kazanç sağlanmasına aracılık eden kişilerin kim olduğuna bakılmaksızın hukuk önünde hesap vereceğini vurguladı.
80 Hazine taşınmazı incelemeye alındı
Açıklamaya göre Kemer ilçesinde Hazineye ait taşınmazların gerekli yasal şartlar oluşmadan belirli kişi ve çevrelere geçirildiği ve bu yolla kamunun zarara uğratıldığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında 80 Hazine taşınmazı yakın incelemeye alınırken, bu taşınmazların güncel piyasa değerleri üzerinden toplam ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar TL olduğu değerlendirildi.
Milli Emlak personeli, Tapu Müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil kişilerden oluşan 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulandı. Antalya’nın yanı sıra Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir’de toplam 21 adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Belediyelerde şeffaflık ve hesap verebilirlik vurgusu
Bakan Gürlek’in açıklamaları, yerel yönetimlerde kamu kaynaklarının kullanımı konusunda parti gözetmeksizin şeffaflık, denetlenebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
İktidar ya da muhalefet ayrımı olmaksızın belediyelerin yönettiği bütçeler, taşınmazlar ve diğer kamu varlıklarının vatandaşın ortak hakkı olduğu gerçeği öne çıkarken, kamu gücünün kişisel veya belirli çevrelerin ekonomik menfaatleri doğrultusunda kullanılmasına karşı hukuki süreçlerin işletileceği mesajı verildi.
Gürlek, soruşturmanın elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının belirlenmesi amacıyla çok yönlü şekilde sürdürüldüğünü bildirdi.