Osmanlı sonrası Balkan coğrafyasında Türk varlığının muhafazası için verilen mücadelelerin ele alındığı gecede, 1941 yılında Üsküp’te temelleri atılan Yücel Teşkilatı’nın tarihsel arka planı ve idealleri detaylı şekilde anlatıldı. Programda, İkinci Dünya Savaşı sonrası Yugoslavya’da değişen siyasi dengeler ve Tito dönemindeki baskı ortamında Türk aydınlarının verdiği kültürel direniş örnekleri paylaşıldı.

İdam Edilen Yücelciler Anıldı
25 Ocak 1948’de sonuçlanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran dava sürecine de değinilen programda; Şuayb Aziz Efendi, Nazmi Ömer, Adem Ali ve Ali Abdurrahman’ın 27 Şubat 1948’de idam edilerek hayatlarını kaybettikleri hatırlatıldı. Konuşmalarda, bu isimlerin Türk kimliğini ve kültürünü savunmanın bedelini canlarıyla ödediği vurgulandı.
Yücelcilerin mücadelesinin, Balkan Türklüğünün hafızasında silinmez bir iz bıraktığı belirtilirken, sonrasında yaşanan ve tarihe “Sessiz Türk Göçü” olarak geçen sürecin de bu olaylarla yakından bağlantılı olduğu ifade edildi.

Balkanlar’daki Türk varlığının tarihsel derinliği ele alındı
Programda konuşmacı olarak yer alan Eren Atala Eriş (İstanbul Rumeli Üniversitesi, Yazar), Yücel Teşkilatı’nın kuruluş sürecini, teşkilatlanma yapısını ve dava sürecini arşiv belgeleri ışığında değerlendirdi. Moderatörlüğünü araştırmacı-yazar H. Yıldırım Ağanoğlu’nun yaptığı programda, Balkanlar’daki Türk varlığının tarihsel derinliği ve günümüze yansımaları ele alındı.
Katılımcılar, mezar yerleri dahi bilinmeyen Yücel şehitlerinin hatırasını yaşatmanın tarihi bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Program, duygu dolu anların ardından yapılan dua ile sona erdi.





